bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Çocuğun İç Dünyasını Anlamak/ Resim Analizi ve Bazı Teknikleri

Çocuğun İç Dünyasını Anlamak/ Resim Analizi ve Bazı Teknikleri

İnsanlık tarihine baktığımızda, insanlığın en eski dönemlerinden günümüze değin resim, insanın bir kendini ifade aracı olmuştur. Resim, mağara duvarlarından sanat galerilerine kadar uzanan tarihi ile insan hayatının birçok dinamiğini tarih boyunca etkilemiştir. 

Üstelik birçok ifade aracından çok daha etkilidir de. Sözlerin, yazıların ötesinde resim evrensel bir dildir. Resme bakan herkes, kendi öznel algılarının dışında, verilmek istenen mesajı kaynağından alabilir. Örneğin; ‘ağaç’ kelimesi dünya dillerinde farklı seslerle, farklı yazı sembolleri (alfabeler) ile, harflerin farklı sıralanmaları ile birçok şekilde söylenebilir, yazılabilir. Bir kağıda çizilen ağaç resmi ise bütün dilleri kapsayarak kastedilen şeyin ağaç olduğunu kolayca anlatmamızı sağlar. 

Resim; gerçeğin kâğıda, tuvale duvara, taşa vb. yansımasıdır. Çevremize yönelik soyut algılarımızı somut bir şekilde ifade edebilmemizi sağlar. Hal böyle olunca resimler; çizgilerin, renklerin ötesinde ifade ettikleri anlamlarla da kıymetlenir. Doğrudan tabiatın taklidi gibi görünen ‘insan, ağaç, ev…’ çizimi aslında bireyin iç dünyasından birçok mesaj taşır. Çünkü insan resim çizerken kendi gerçekliğini ve bu gerçekliği algılama şeklini de aktarır. Resim analizi tam bu noktada resme aktarılan bilinçdışı mesajları yorumlayabilmek adına bir araç haline gelir.

Not: Resim analizi yalnızca bir araçtır. Araç olduğu vurgusu önemli zira bunu kötüye kullananlar ve insanların içinde bulundukları durum hakkında keyfi çıkarsamalar yapanlar ne yazık ki varlar. Bir resme bakarak kişilik hakkında doğrudan çıkarım yapamayız. Resim analizi kişinin içinde bulunduğu durum hakkında ipuçları veren bir araçtır ve verdiği ipuçları %80-90 oranla doğru olan bir yöntemdir. Yani resmin analiz edilmesi kişinin içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlamaz. Ruh sağlığı hizmeti sunan kişilerin terapilerinde kullandığı bir yardımcı materyaldir. Bu nedenle resim analizi yönteminden faydalanmak isteyenlerin profesyonel yardım alması daha işlevsel olacaktır.

Çocuklar ve Resim

Resim analizi, özellikle çocuklar üzerinde çalışan ruh sağlığı profesyonellerine fayda sağlayan bir yöntemdir. Psikolojik alt yapıyı ortaya çıkaran bir bilgi sağlama aracıdır ve psikopedagojik açıdan çocuğu tanımaya elverişli bir ölçüt sunar. İç dünyaları daha ham olan, daha az savunma mekanizmalarına sahip çocuklar için resim, kendini ifade edebilmenin etkili yollarındandır. Çocukların sözcük dağarcıkları yeterince gelişmemiş olabilir. Hatta, düşünceleri bedenlerine göre o kadar gelişmiştir ki konuşarak kendilerini ifade ederken kelimeler birbirine giriyor, üst üste biniyor olabilir. Soyut olan duygular üzerine konuşmak içinse çocukların bilişsel gelişimi yeterince kompleks olmayabilir. Soyut kavramları anlayabilmek için belirli bir olgunluğa gelmeleri gerekir. Yani, beden ve konuşma dilini yeterince kullanamazlar.

Bu nedenle çocuklar duygularını ifade ederlerken üçüncü bir nesneye ihtiyaç duyarlar. Bunlar:

  • masal 
  • oyun 
  • resim 

Olabilir. Çocuğu anlamakta kullanılabilir yöntemlerdir.

Çocuklar resim çizerken semboller ve simgeler aracılığıyla dışavurum yaparlar. 1,5-2 yaştan sonra çocukların ellerine kalem verilmelidir ki çocuk kas olgunluğunu sağlayıp kendi resimlerini çizebilsin. Çocuk dünyayı kendi algıları ve kendi ifadeleri ile resme yansıtır. Kedini ifade etmenin kestirme, özentisiz, yalın haliyle çocuk kendini resimde sunar. 

Çocuklar evler, ağaçlar, insanlar çizerler. Bu temalar bütün ülke ve kültürden çocuklarda rastlanır. Bu aklın ve duyguların temel evrenselliğini doğrular niteliktedir.

 Ayrıca bu tarz ögelerin bulunduğu, renklerin, tabiatın içerisindeki resimler ‘mutlu’ resimlerdir. Hepimiz küçükken çizdiğimiz bacası tüten evimizi, dağların ardından gülümseyen güneşimizi, akan nehrimizi, ağaçlar içerisindeki ovalarımızı hatırlarız. Gökte de belki biraz kuş biraz bulut vardır.

Bütün bu saydıklarımız çocukların hayatında önemli etkenlerdir. Bunlar çevresinde yer alır. Çocuklar bunları çizerken kendilerini anlatırlar. Dolayısıyla bu ögelerin çarpık bir algıyla resimde sunulması ya da hiç olmaması problemli durumlara işaret edebilir. Örneğin bir aile resminde ebeveynlerden birinin olmaması, kardeşin olmaması ya da bunların ailenin uzağında çizilmesi çocuğun algı dünyası hakkında ipucu verebilir. Beden bütünlüğüne yönelik eksiklikler, ebeveynin ellerinin olmaması ya da gereğinden büyük çizilmesi, burnun anormal büyüklüğü, anormal saç çizimi, kolların açısı, kulakların varlığı/ yokluğu, kalemi bastırarak kullanmak, ağaçların kökleri ve dallarının içerdiği detaylar, evin çizimi, renklerin yoğunluğu, sayfanın kullanım alanı ve resmin sayfanın konumuna göre yoğunlaştığı taraflar vb. birçok unsur çocuğun iç dünyası hakkında mesaj verebilir ve terapi sürecinde resim analizini kullanan uzman aileye çocuğun içinde bulunduğu durumlar hakkında sorular sorabilir.

Çocuğun Çizgi Gelişimi ve Evreleri

Çocukluğun  ilk zamanlarında yapılan anlamsız karalamalar giderek boyut kazanır, çizdiği insanlar daha etli butlu olur, çizdiği resim daha sanatsal hale dönüşür ve ergenlik dönemine kadar çocuğun resim çizmekle olan bağı devam edebilir. Fakat, birçoğumuz ergenlik döneminin başlarında ilgi ve yeteneklerimizi değerlendirmeye başlarız. ‘Ben kimim ve ne yapabilirim?’ sorularının sorulmaya başladığı bu dönemde birçok insan resim çizemediğine yönelik düşünceler geliştirir ve resim çizmeyi büyük oranda hayatından çıkarır. Resimle kendini ifade ederek büyüyen çocuksa giderek kendini geliştirir ve resim çizmeyi hobi haline getirir. Yaşla ve mesleki yönelimlerle beraber hobi olarak görülen çizimler ilerleyen yıllarda yapılan iş olabilir.Çizimlerdeki ayrıntı miktarı yaşa ve bilişsel gelişime bağlı artar. Büyük çocukların daha fazla ayrıntı kullanması beklenir. Çizgisel gelişimin gerisinde olan ve kendi yaşında yapabilmesi gereken çizimleri yapamayan çocukların zeka düzeyi hakkında bilgi alınabilir. (Goodenough- Harris Bir İnsan Çiz Testi)

 

Karalama Evresi (2-4 yaş)

Duvar, koltuk, kâğıt vb. her yeri karalama durumu söz konusu olabilir. Çocuklar sürekli karalama yapma eğilimindedirler. O yüzden çocukları bu konuda desteklemek gerekir. Uzmanlar çocuğun kendi odasındaki duvarlardan bir bölümünün çocuğun çizim yapabilmesi için ayrılmasını önerir. Böylece çocuk ailesi tarafından baskılanmadan özgürce çizim yapacaktır. Çocuğun özgürce çizmesini sağlarsak ince kas gelişimine katkıda bulunmuş oluruz. Bu dönemin başında eller ve gözler yeterince gelişememiş ve tam olarak uyumlu değildir dolayısıyla, çizimler, herhangi bir özne ve nesne göstermez. Çocuk çizdiklerini isimlendirmez, ne çizdiğinin ayrımını yapamayabilir ve aynı zamanda öğretmenler, aileler de çizileni tanımlayamazlar. Çocuk kendince resim hakkındaki fikrini söyleyebilir.

Karalama evresi tüm dünya çocuklarında benzer özellikler gösterir. Farklılaşmalar bu evreden sonra görülür. 1,5-2 yaşlarında yapılan karalamalar düzenli hale gelir. 3-4 yaşlarında ilk simgesel çizimlerin başlar.

Piaget’e göre bu yaş aralığındaki çocuklar: Yalnızca oyun ve alıştırma dönemindedir.

Çizgi gelişimi, çocuğun olgunlaşma sürecinde önce dikey çizgiler ardından yatay çizgiler ve son olarak eğri çizgiler şeklinde ilerler. ( kasıtlı, bilerek yapılan çizimlerde)

Sonra yuvarlaklar spiraller çizmeye başlar. Rastlantısal gerçekliğe sahip çizimleri vardır. Çocuk rastgele çizdikçe gerçekteki nesnelere benzeyen yapıları oluşturabildiğini fark eder. Genellikle çocukların ilk çizdikleri anlamlı nesne yuvarlakların ardından gelen insan yüzüdür. Başta kafa çizimi sonrasında farklı figürler gelişir. O yüzden çocuğun yuvarlak çizebilmesi önemlidir.

Bu dönemin sonlarında, 4 yaş civarı, iribaş resimler yapılır. İnsan figürleri çizilmeye başlanır. Büyükçe bir kafa ve zayıf bir gövde olur. Bazı uzuvlar fazla uzun, fazla yer kaplayan şekilde olabilir. Seyrek olarak da kollar için iki çizgi çizilebilir. Kol çizimi önemlidir. Çocuğun sosyal yönüyle ilişkilendirilir.

Şema Öncesi Dönem (4-7 yaş)

Bu dönem, resimle anlatımların altın çağıdır. Birçok modern ressam ilham almak için bu dönemdeki çocuk resimlerine bakarlar. Yetişkinlerin aklına gelmeyecek kadar yaratıcıdır bu resimler. Çocuk, resim ve gerçeklik arasındaki ilişkileri bu dönemde keşfetmeye başlar. Çizgiler anlam kazanır. Önceleri düz çizgilerle insan kolu, bacağı, gövdesi ve yuvarlak bir baş varken sonrasında çocuğun kendi algısıyla benimsediği bir insan figürü oluşmaya başlar. Sık resim çizen çocukların resimlerine bakıldığında hep aynı insanı çizdiği görülebilir. Tabii bu bir arayış gerektirir. 

6-7 yaşlarına kadar çocuğun çizdiği insan figürleri her gün değişim gösterir. 6-7 yaşındaysa çocuğun algısındaki insan figürü oturmaya başlar. 5 yaşındaki çocukların çoğunluğu bir kafa ve gövde çizerler. Altıncı yaşa gelince ayrıntılar daha gerçekçi hale gelmeye başlar. Sürekli değişen insan şeması artık belirli bir yapıya gelir. 4-5 yaşlarındaki çocuklar kafayı daha büyük çizerler. 6 yaşına gelen çocuklarda resimler giderek bir konuya ait olmaya başlar. ‘İnsan çiz testi ve aile çiz testi’ bu yaşlardaki çocuklarda sıklıkla kullanılır. Bu dönemdeki çocuklar tamamen duyguları ve hayalleri ile hareket ederler. İçlerinden geldiği gibi çizerler. Resimlerde perspektif yoktur. Objeleri dağınık olarak sayfanın her yerine çizerler. Büyüklü, küçüklü nesneler vardır.  Derinlik genellikle yoktur.Resimlerde yer çizgisi vardır. Kağıdın alt kenarı da kullanılabilir.

Not:

Çizdiği resimde maruz kaldığı bir olayın ya da yaptığı şeyin önemini vurgulamak için çocuk daha büyük çizimler yapabilir. Örneğin:  Şiddet gören bir çocuk ebeveyn ellerini farklı biçimlerde, şekillerde çizebilir. Cinsel istismara uğrayan çocuk bedenini farklı çizebilir. Renklerin kullanımı değişebilir. Çocuk travmatik yaşantılara sahipse normalde çizmesi gerekeni çizmeyebilir. Cinsel merakı baskılanıyorsa, tuvalet eğitiminde baskıcı tutuma maruz kaldıysa, çocukluk çağı depresyonu yaşıyorsa bu resimde ortaya çıkacaktır. Tabii hep dediğim gibi, bu ipuçları yeterli çıkarım sağlamaz. Terapistin aileyle sürekli etkileşim sağlaması ve bu ipuçlarının olup olmadığı hakkında bilgi alması çocuğu tanımak için önemlidir. Bu şekilde birçok istismarın, aile içi şiddetin, çocukluk çağı depresyonunun ortaya kanıtlanmış bir gerçektir.

Şematik Dönem (7-9 yaş)

Çizilen resimde insan çizimleri benzerlik gösterir. Bedensel farklılıklar azalmıştır. Çocuk artık kendine göre bir insan şeması oluşturmuştur. Vücudun önemli parçaları abartılabilir. Çocuğa göre önemsiz parçalar hiç çizilmeyebilir. Kadın figürünün etekli olması, erkeklerin pantolonlu olması gibi net ayrımları olan çizimler vardır. ( Ayrımın olmaması ve çizimlerinde anormal toplumsal cinsiyet kimliklerini gösteren çocuklar cinsel kimlik karmaşası yaşıyor olabilir. Maskülen kadın, feminen erkek çizimleri olabilir.) 

7-8 yaşlarında bedenin alt ve üstü kullanılır. Perspektif oturmaya başlar. Uzaktaki nesneler küçük yakındaki nesneler büyüktür. Bu yaştaki resimlerde mekansal düzenlemeler vardır. Yer çizgisi ve gök çizgisi arası nesnelerle doldurulur.

 

Gerçeklik Dönemi ( 9-11 yaş)

Resme gerçekçi bir anlayış girer. Toplumun bir üyesi olduğundan haberdar bir çizimi vardır çocuğun. Renkler gelişigüzel değil gerçeğe uygun çizmeye çalışılır.

Çocuk resimlerini açıklamak istemez. Ayrıntılara ilgi duyar. Resimleri göstermek, resimler hakkında konuşmak istemez. Gerçekçi yapmaya çalıştığı çizimlere eleştirel yaklaşıp başkaları ile kendilerini sık sık karşılaştırırlar. Kendi çizimlerini beğenmezlerse bu dönemde resim çizmeyi bırakırlar.

Doğalcılık Dönemi (12-14 yaş)

Objelerin bütün detayları, boyutları , sanatsal yapısı ortaya konur. Çoğu yetişkin bu evreye geçemez çünkü bir önceki evrede cesareti kırılan çocuk, resim yapmayı zamanla terk eder. Resimdeki ayrıntılar artar. Renk, desen önemlidir. Soyut imgeler yaratılmaya başlanır. Dolayısıyla resim analizi yapmak gittikçe imkansızlaşır.

 

Bazı Teknikler

Bir İnsan Çiz Testi (Goodenough–Harris)

Bu yöntem, çocukları ve ergenleri çeşitli amaçlarla değerlendirmek için kullanılan psikolojik bir değerlendirmeye tabii olması gereken yansıtmalı kişilik testi ve bilişsel testtir. Başlangıçta şizofreniyi tespit etmek için geliştirilmiştir. Algısal çarpıklıkları ve bilişsel yeterlilikleri test  etmek amacıyla kullanılmaktadır. Fakat tek başına yeterli değildir. Uzmanın becerileri ve bu testten elde edilen verilerle kişinin dinlenmesi gereklidir. Özellikle çocuklarda kullanılır çünkü çocuklar daha güvenilir sonuçlar verirler. Bunun bir test olmadığının ve yalnızca resim çizdiklerini düşünmeleri verilerin daha güvenilir olmasını sağlar.

Aile Çiz Testi

Çocukların anlaşılmasını kolaylaştırmak için geliştirilmiş bir projektif test aracıdır. Yorumlama yapabilmek için geliştirilen kılavuzu vardır. Testin değerlendirecek olursak bu testin; çocukların aileleri ve diğer önemli kişilerle ilgili tutumlarını, korkularını, ihtiyaçlarını, olgunluk düzeylerini, stres faktörlerini, cinsiyet eğilimlerini ve öz algılarını belirlemede uygun olduğu ortaya koyulmuştur. Çocuk ailesini ve aileyi oluşturan dinamikleri kendi algıları yoluyla kağıda aktarır. Değerlendirmesini bir ruh sağlığı profesyoneli yapmalıdır. Günümüzde ‘ağaç testi’ veya insan çizme testi gibi yansıtmalı testlerin güvenilirliğinden şüphe duyan profesyoneller olsa da bu testlerin uygunluğu oldukça iyi bir şekilde araştırılmıştır. Güvenilir veriler alabilmek için diğer tekniklerle bütüncül kullanılmalıdır. Var olan ruhsal yapı, çizilen bütün resimlerde kendini gösterecektir.

Ev, Ağaç, İnsan (EAİ) Kişilik Testi

Bu test, yetişkinlerde dahi uygulanabilir olan kişinin geçirmiş olduğu yaşantılarını anlamaya yardımcı olan bir testtir.Ev, ağaç ve insan kavramlarına yönelik algıları anlamakta kullanılır. Yaşamımızda ifade ettikleri anlamlar bakımından önemli olan bu üç unsur kişiliğimiz hakkında bilgiler verir. Resim çizerken bu kavramlar üzerinden insanın bilinçdışı yapısı ortaya çıkabilir. Çocukları anlamanın yanı sıra; mesleğe uygun işe alımlar yapmakta ve eğitime katılacak öğrenci seçimlerinde sağlıklı bilişsel ve psikolojik yapının olup olmadığını test etmek için kullanılabilir. 

 

“ Bazen aynı dili konuşmak yetmez, bir de aynı dilden anlamak gerekir.”

-T.S. Eliot

Ahmet Emirhan Oğuz