bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Hangi Bireylerin Psikolojik Destek Almaya İhtiyacı Vardır

Hangi Bireylerin Psikolojik Destek Almaya İhtiyacı Vardır

Bu yazıda psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu düşünen insanların cevap aradığı sorulardan hareketle kimlerin psikolojik desteğe ihtiyacı olup olmadığı üzerine insanları bilgilendirmek amaçlanmıştır.

Neden Böyle Davranıyorum/ Neden Böyle Davranıyor?

Yaşamını anlamlı bir şekilde devam ettirebilen canlılara bedenlerinden ibaret olmayan bir gözle bakarız. İdeolojisi, dini, dili ne olursa olsun insanlar; kendilerini ve kendileri dışındaki anlamlı hayatlar yaşayabilen canlıları, ruhsal bir yaşantı içinde görürler. Peki neden? Çünkü akıl ve irade sahibi olan canlılar kendilerini ve diğerlerini etkileme gücüne sahiptir. Bir bitki, yaşamının ilerleyen yıllarında kuraklık olacağını öngörüp davranışlarını buna göre düzenleyemezken bir insan hayatındaki birçok değişkeni etkiler ve değişkenlerden etkilenir. Bu nedenle insanlar, davranışa yön veren mekanizmanın doğasını anlamak isterler. Bu bilgiye sahip olmak belki de hayatın risklerini en aza indirecek, yaşadığı problemlerle baş edebilmesini sağlayacaktır. 

Davranışlar, insanlarda bazen toplumun onayladığı biçimlerde bazen ise normal dışı biçimlerde görülmüştür. Bu konu üzerine farklı kültürlerden birçok insan yorumu yapılmıştır. Günümüze kadar birikerek ilerleyen bu yorumlar belirli kültürlerin etkisinde kalmış ve o kültürlerin davranışları ele alışlarına göre insanın içindeki ‘gizil varoluşuna’ bir isim verilmiş: Ruh.

Psikolojik Desteğe Neden İhtiyacım Olabilir?

Ruh denilen kavram bilimsel bakışla, davranışlarınıza yansıyan özelliklerinizdir. Kişiliğimiz, algılarımız, mizacımızdır. Olaylara verdiğimiz tepkilerin eğilimidir. Her insan belirli olaylara, belirli davranış örüntüleri sergiler. Doğum itibariyle kişinin genetiğinden getirdiği mizacı çevresinden de etkilenerek bireyin kişiliğini oluşturur. Bilinçli veya bilinçdışı bütün davranışlar kişiliğin ifadesidir. Zamanla genetik ve çevre kaynaklı ifade edilemeyen duygular, düşünceler söz konusu olabilir ve bu nedenle kişinin davranışlarında normal olmayan değişimler gerçekleşebilir. Bunun sebebi yaşanan durumlara uyum sağlama çabasıdır. Psikoloji biliminde bunlara ‘savunma mekanizmaları’ adı verilmiştir. Savunma mekanizmalarının çokluğu kişinin yaşamanı sınırlayabilir, değer kaybına uğratabilir. Bireyin, kişiliğini ifade edemediği bir şekilde yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle davranışlarınızın altında yatan sebeplerin neler olduğunu öğrenmek anlam kazanmaktadır. Psikolojik desteğe olan ihtiyaç bu noktada açığa çıkmaktadır.

Neden Anlaşılamıyorum?

İnsanlar sizi, iç dünyanızı fark edemeyebilirler. Sizi anlamakta zorlanabilirler ya da aynı şekilde insanların yaptıkları size anlamsız, garip, tuhaf gelebilir. Birçok insan bir şeyi tanımlarken onu sınıflandırarak ne olduğuna, nasıl olduğuna bakarak kendi bildiklerine göre değerlendirir. İnsanları tanımak istediğimizde de bu sınıflandırmayı kendi belirlediğimiz sınırlar içerisinde kendi vicdani kurallarımıza uyacak şekilde yapma eğilimdeyiz. En basit anlamda birinin ‘iyi ya da kötü’ olduğuna sınıflandırmaları yapabilmekteyiz.

Neden anlaşılamıyor olduğunuzun cevabı aslında tarihte gizli. İnsanlık esasında yüzlerce yıldır birbirini yeterince anlamıyor ve hala tam olarak anlaşılabilmiş değiliz.

Tarih boyunca iyi ve kötü arasındaki ayrımı toplumlar ruh kavramı üzerinden yapmıştır. Bunu yaygın olarak inanışlarda kullanılan ruh imgesinde görebiliriz. Birçok inanç bireyin iç dünyasının ve niyetlerinin iyi olmasının ödüllendirileceğini söyler. Ve yine, birçok inançta kötü eylemler yapmak aynı oranda cezaya karşılık gelir. Bu insani değerler tam olarak idrak edilemediğinde, insanlık, ‘Karanlık Çağı’ yaşar. Tarihsel süreçte Orta Çağ Avrupası’nda Hıristiyanlığın doğru anlaşılamaması ve bu durumun Avrupa demografik yapısını bozması sonucunda yaşanan karanlık dönem bunun en somut örneğidir. 

Bu dönemde insanlar beden hastalıklarından dolayı şeytani olarak görülüp yakılmıştır. Davranış bozukluklarına sahip kişiler ‘cadı, büyücü’ olmakla suçlanıp öldürülmüştür. O dönem insanına göre depresyondaki kişiler lanetlenmiş, sanrılar yaşayarak gerçekle bağlantısı kopan, olmayan şeyler gören insanlar ruhani güçlerin gazabına uğramıştır. İnsanlar kendi yarattıkları yorumlardan dolayı gerçeği görememiş ve insanların hastalıkları, yaşam problemleri onların canına mal olmuştur. Bu problemli durumlar inancın, değerlerin yanlışlığından değil aksine insanı tanımamaktan, bilmemekten doğan bir problemdir. 

Dolayısıyla anlaşılamamak aslında henüz tanışmamış olmaktır. Bu tanışma, gerçek ile tanışmaktır. Ve bu tür tanışmalar bazen kişinin kendisiyle tanışmasını da gerektirir. Anlaşılamıyor olmanızın sebebi; iç dünyanızda mevcut olan durumlarınızın çevrenizce bilinemiyor olması olabilir. İç dünyaya ait problemlerin üzerinde durmayan bir çevrede yaşıyor olabilirsiniz. Ya da kendinizi bütün yönleriniz ile kabul etmenizi, hayatın sorumluluklarını gerçekten alıp almadığınızı düşünmenizi gerektiren durumlar yaşamanız gerekebilir. Psikolojik desteğin ve danışma sürecinin en temel dayanak noktası bireyi bu kazanımlara ulaştırmaktır. 

Yaşanan karanlık dönemlerin ardından insanlık bilimsel süreçte ilerlemiş ve birçok bilim dalı oluşmuştur. İnsan davranışlarında meydana gelen değişimleri anlama ve açıklama çabası içerisinde ortaya çıkan bilim dallarından biri de psikolojidir. Psikoloji bilimi, insanların neden belli bir yönde davrandıklarını, diğer bir ifade ile davranışları yöneten temel mekanizmaları ortaya koymaya çalışmaktadır (Gerrig ve Zimbardo, 2012, s.2).

 

Psikolojik Desteğe İhtiyacım Olduğunu Nasıl Anlarım?

 

Fizyolojik rahatsızlıklar yoluyla açıklanamayan ve insanın hayatını zor, karamsar, değersiz kılan durumlar söz konusu ise, kişinin yaşam kalitesi olumsuz yönde etkileniyorsa yaşanan durum ruh biliminin ( Psikoloji) alanında değerlendirilebilir. Psikolojik destek, hayata dair görüş açısını genişleterek bireyin yaşadığı problemler karşısında kendi başına yeterli hale gelmesini sağlar. Kişinin kendisi ve kendisiyle ilişkili olan çevresine ilişkin yargılarını düzenlemesini; tutum, davranış, düşünce, duygu durumlarını dışa vurmasını sağlar. 

Peki hangi durumlarda psikolojik desteğe ihtiyacımız vardır?

 

  • İki haftadan fazla süren depresyon söz konusu ise ve buna bağlı olarak çökkünlük, hayattan zevk almama, uyku bozuklukları, dikkat bozukluğu, yorgunluk ve enerji azlığı, ölüm düşünceleri ve intihar fikirleri varsa psikolojik desteğe ihtiyacınız vardır. Daha hafif seyreden, benzer belirtiler gösteren ve en az iki yıl süren depresif, karamsar, pasif, dış dünyaya karşı kendinizi yalıttığınız bir hayatınız varsa,

 

  • Depresif belirtiler ve bunun yanında depresif belirtilerin ardından gelen yoğun, coşkulu yaşam enerjisi dönemleriniz varsa,
  • Gerçeği algılama konusunda bozukluklar, gerçekle bağlantınızın koptuğuna dair düşünceleriniz varsa,
  • Sosyal ilişkilerinizde belirgin bozukluklar varsa,
  • Çevrenize uyum güçlüğü yaşıyorsanız,
  • Kontrol edemediğiniz bir kaygı yaşıyorsanız,
  • Travmatik bir olay geçmişiniz varsa,
  • Aile yaşantısına dair problemleriniz varsa,
  • Cinsellikle ilgili problemleriniz varsa,
  • Olağan dışı algısal yaşantılarınız, bedensel illüzyonlar yaşıyorsanız,
  • İçinizde sürekli devam eden bir ‘boşluk’ hissi, yaşamın anlamsızlığına yönelmiş ve bu nedenle riskli etkinlikler yaparak hayattan haz almaya çalışan bir yapınız varsa,
  • İlgi odağı olmadığınızda, herkes işlerini mükemmel bir düzen ile yapmadığında bundan anormal düzeyde rahatsız oluyorsanız,
  • Kişisel ilişki gerektiren etkinliklerden kaçınıyorsanız
  • Belli başlı nesnelere, durumlara karşı fobileriniz varsa,
  • Normalde iletişim becerileriniz yeterli düzeyde ise fakat karşı cinsle birebir iletişim kurarken zorluk yaşıyorsanız,
  • Kafanızın içinde sürekli dönüp dolaşan ve sizi bir şeyleri yapmaya zorlayan ve bunu tekrar tekrar devam ettirmek isteyen zorlayıcı düşünceleriniz varsa,
  • Bedeninizin boy/ kilo indeksini ölçtüğünüzde normal, zayıf gibi sonuçlar elde etseniz bile bedeninizi oldukça kilolu buluyorsanız,
  • Yaşamınızda sizi mutsuz eden ve yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkileyen durumlar varsa ve yaşam kalitenizi arttırmak istiyorsanız,
  • Yaptığınız işlere dikkatinizi vermekte ve konsantrasyonunuzu sağlamakta zorlanıyorsanız,
  • Yas sürecini nasıl atlatacağınızı bilemiyorsanız,
  • Boşanma sürecinde kaygı, endişe yaşıyorsanız
  • Aile kurma konusunda romantik ilişki geliştirdiğiniz kişiyle çift terapisine ihtiyacınız varsa
  • Kendinize dair ifade edemediniz duygularınız varsa

 

Psikolojik desteğe ihtiyacınız olabilir.