bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

Şiddetsiz  Toplum

Şiddetsiz Toplum

    Çağımızın vebası şiddet.. 

    Şiddet, ülkemizde ve dünyada görülme sıklığı değişse de hem bireye hem de toplumlara büyük zararları olan öğrenilmiş bir davranıştır.

    Şiddet birden bire ortaya çıkan bir olgu değildir. Neredeyse tüm dünya ülkelerinde görülen şiddet olgusu, aileden, toplumdan ya da medya tarafından çocuğa kendini ifade etme şekli ya da bir baş etme stratejisi olarak öğretilmiştir. Şiddetsiz bir toplum için aileler üstlerine düşeni yaparak ev içinde sözlü münakaşalarını şiddet kullanmadan akılcı bir şekilde çözmeye çalışmalıdır. Aynı şekilde şiddet içeren bir içeriğin çocuk tarafından izlenmesi engellenmeli, engellenemiyorsa bu davranışın kendini ifade etmek için ya da sorunu çözmek için beyhude bir çaba olduğu çocuğa anlatılmalıdır. Hatta şiddet davranışı yerine; ben dili kullanarak sorununu ifade etmesine yönelik oyunlar oynanmalı, ev içinde aileler birbirlerine yönelik duygularını ben dili kullanarak ifade ederek çocuğa rol model olmalıdır. Bizim evde olmaz anlayışı reddedilerek yetişen yeni nesile bu davranışın zararları fark ettirilmeli, başka insanların canının yanmasını önlemek için ebeveynler(genel anlamda toplum) el birliği ile çalışmalıdır.

    Kültürümüzde yer alan “Kızını dövmeyen dizini döver” gibi bireyleri şiddete yönlendiren her türlü söylem terk edilmeli, aksine “şiddet gören şiddet uygular” anlayışı ile hareket edilerek, yetişen nesile duygularını, düşüncelerini, inançlarını ifade etmesinde yardımcı olunmalıdır. Bastırılan her türlü duygu ve düşünce daha yoğun bir şekilde yaşanır. Bu nedenle çocuğun, ergenin yani bireyin yaşadığı her duyguyu, düşünceyi ifade etmesine olanak verilmelidir. 

    Topluma şiddetin tipleri öğretilmeli, tıpkı fiziksel ve sözel şiddeti bildiği gibi şiddetin diğer tiplerine yönelik bir duyarlılık kazandırılmalıdır. Bahsi geçen şiddet tipleri ve açıklamaları şunlardır:

  1. Sözel Şiddet: Bireyin çeşitli söylemlerle zarar görmesini ifade eden bu şiddet tipi bireylerde psikolojik açıdan büyük zararlar vermektedir.
  2. Ekonomik Şiddet: Genellikle mağduru bir kadındır. Bireyin ekonomik açıdan özgürlüğünün elinden alınmasıdır.
  3. Duygusal Şiddet/ Psikolojik Şiddet: Gün içerisinde en sık gördüğümüz ancak en çok ihmal edilen şiddet tipidir. Bireylerin ruh sağlıklarında ciddi bozulmalara sebep olarak, bireyin kendini algılama şeklini büyük ölçüde etkiler. Bu tip şiddeti uygulayan başta ebeveyn olmak üzere toplumdaki birçok birey olabilmektedir.
  4. Fiziksel Şiddet: Bireyin fiziksel bütünlüğüne geçici veya kalıcı zarar vermeyi ifade eden bu şiddet tipinin de uygulayıcısı, ebeveyn, eş ve toplumdaki herhangi bir birey olmaktadır.
  5. Cinsel Şiddet: İçinde fiziksel şiddetin de var olduğu, eşten ya da toplumdaki herhangi birey tarafından uygulanan, bireyin cinsel bütünlüğüne yönelik saldırıları ifade eder.

    Şiddetin tiplerine karşı toplumun duyarlılık kazanmasında eğitimciler, ruh sağlığı uzmanları hatta tüm bireyler aktif şekilde çalışmalı, toplumun şiddetin hiçbir tipine izin vermemesi sağlanmalıdır. Şiddetsiz bir toplum için her birey taşın altına elini koymalı, çocuklarını yetiştirirken şiddetin hiçbir tipini çocuğa öğretmeyi reddetmelidir. Kendini ifade etme konusunda yeterli bilgi sahibi olmayan çocuk için ebeveynleri gibi hayatına etki eden yetişkinlerin duygularını düşüncelerini ifade etme şekli önem taşımaktadır.

    Son olarak; unutulmamalıdır ki bireylerin yaptığı her davranış suya atılan bir taş gibidir. Birey de başlar ve sırayla; aileleri, toplumu ve çevreyi etkiler. Aynı dalgalanma tam tersi şekilde de olabilir yani çevrede başlayarak sırasıyla; toplumu, aileleri ve bireyleri etkiler. Bu nedenle bu dalgalanmayı şiddet gibi istenmeyen bir davranışla sağlamak yerine, kendilerini ifade etmeye çalışan, dünyada var olan her unsura(canlı veya cansız) saygılı nesiller yetiştirerek sağlamalıyız. Birey değişirse dünya değişir!