bibilenden@gmail.com

0536 545 67 21

ÖZEL EĞİTİMDE DİL GELİŞİMİ ÜZERİNE AİLELERE ÖNERİLER

ÖZEL EĞİTİMDE DİL GELİŞİMİ ÜZERİNE AİLELERE ÖNERİLER

          Zihin yetersizliği bulunan bireylerde en çok görülen gelişimsel geriliklerden birisi dil ve konuşma alanındadır. Özel eğitimin en büyük gayesi yetersizliği bulunan özel bireylerin verilen eğitimler sonucunda sosyal hayata uyum sağlaması ilkesinin önündeki en büyük sorunlardan birisidir dil ve konuşma beceriler. Peki, dil ve konuşma becerilerinde ki yetersizliği nasıl tespit eder ve üstesinden nasıl geliriz yazımızda birazcık bunu inceleyelim.

        Öncelikle bireyler için dil ve konuşma kritik dönem eşiği 4 yaş olarak bilinir. Çocuğunuzun ya da öğrencinizin bu yaşa kadar tespit edilmemiş bir dil ve konuşma becerisi bu yaştan sonra daha yoğun bir eğitim ve ilgi ister. Dil ve konuşma becerilerini iki ana başlıkta inceleyebiliriz. Bunlardan 1.’si Alıcı Dil Becerileri, 2.’si ise İfade edici dil becerileridir.

  • Alıcı Dil Becerilerini kısaca özetlemek gerekirse; 

     Öğrencinin kendisi ifade etmeden önce kendisine söylenen sözcükleri, cümleleri ve yönergeleri anlaması gerekmektedir. Birey dinleyerek öğrenir ilkesini unutmamak gerekir. Bunun en önemli sebebi çocuğumuza verilecek eğitimin alıcı dil ve dinleme becerisi ile üst düzey fayda sağlamasıdır. Birey sesin geldiği yöne tepki vermiyorsa, öğretmenin ya da ailesinin kendisinden istediği tek veya iki basamaklı yönergeleri yapmıyorsa bunlar üzerine düşülerek çalışılmalıdır. Öğrenci bu dönemde özellikle eğitime ilk başladığı dönemlerde problem davranış gösterebilir. Ailemizin bu dönemde problem davranışlar ortaya çıktığında sergilediği davranışlar çok önemlidir. Öğrencinin kendisini ifade edemediği için ağlama davranışı vb benzeri problem davranışları patlama yapacaktır. Bu dönemde aile eğitimden vazgeçmemeli zamanla sönmenin olacağını bilmeli ve kararlılıkla devam etmelidir.

  • İfade Edici Dil Becerilerine değinmek gerekirse; 

     Çocuğumuzun öncelikle tek heceli sözcükleri taklit etmesi gerekmektedir. Öğrencimiz eğer ses çıkarmada güçlük çekiyorsa ilgi alanına göre sevdiği nesnelerin sesleri taklit edilerek başlanabilir. Hayvan sesleri, araba sesi vb gibi örnekler verebiliriz. Kıymetli aileler, şunu her zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Dilin öğrenilmesi gözlem ve taklit yoluyla gerçekleşir. Çocuk sosyalleşme süreci içinde dili, konuşmayı öğrenir. Çocuk sosyalleşme sürecinde çevresindeki yetişkinleri modellemeye çalışır. Çocuk modelliği kişileri gözlemler ve o kişilerin davranışlarını taklit eder. Çocuk yaşadığı kültür içerisinde dili öğrenir. Bu yüzden çocuğumuzun kulağından girdi olarak bir ses sözcük girmezse çıktı olarak da almamız imkansızdır. Bu nedenle tüm ailelere en büyük önerim; çocuklarınızla oyunlar oynayın, şarkılar söyleyin. Onlara kitap okuyun, beraber dergi inceleyin, resim boyayın. Nasıl ki çocuklarımız ev ödevleri oluyor bu söylediklerimde siz kıymeti ailelerin en büyük ödevidir. Sevginin aşamayacağı engel yoktur. Sevginizi ilginizi gösterin yeter ki çocuğumuz en kısa sürede bunun olumlu dönütlerini sizlere yansıtacaktır. Evlatlarımız bizim geleceğimiz, bu doğrultuda hassasiyet göstermeniz dileğiyle…